TGM TREND GAYRİMENKUL YEREL BASINDA

TÜRKİYE 31,5 YAŞINDA – KONUT FAZLASI DEĞİL KONUT EKSİĞİ VAR

Ortalama yaşın 31,5 olduğu ülkemizde demografik kriterler emlak tercihlerine direkt yansıyor; sektörde üretimi yönlendiren ana parametre halini alıyor. Türkiye’de 19.481 olan hane halkı sayısı büyürken geniş aile sayısının eriyerek çekirdek aile sayısının hızla arttığını, bu nedenle konut açığının önlenemez şekilde yükseldiğini görüyoruz. Bu o denli büyük bir açık ki EMLAK KONUT girişimiyle 2018’de yapılacak olan konutların %74’ünün şimdiden satılmasını sağlayacak kadar büyük bir açık, büyük bir potansiyel. Bu potansiyel gelecek 10 yıllık dönemde çok daha fazla olacaktır. Çünki kısa bir süre önce 5,4 olan hane halkı sayısı 2017 sonu itibarıyla 3,8’e geriledi. Gelişmiş ülkelerde bu oran %2,4 seviyelerinde. Bu da bize çekirdek ailelerin yanısıra bağımsız yaşam sayısının %50’ye yakın oranda arttığını gösteriyor. Nitekim 594.000 çiftin evlendiği bir yıllık süreçte 130.000 çiftin boşandığını görüyoruz. Tüm bu nedenlerle %75’e çıkan kentleşme oranı 5 (beş) yıl içinde %85’e ulaşacak, bu da çok daha fazla konut ihtiyacını beraberinde getirecektir. Bu ihtiyacın totalde sadece %5’i markalı konuttan ibaret olan toplam 23 milyon konutla karşılanabilmesi ise bu yapıda mümkün değildir.

Sahip olduğumuz çok genç ve dinamik nüfus yapısı içinde hane halkı geliri bu dinamizmi besleyecek boyutta değildir. Konutta bu potansiyeli besleyecek satışlar yapılabilmesi için fiyatlamanın makul düzeyde olması, bir başka ifadeyle konut satış fiyatının ulaşılabilir olması şarttır. Konut üreticilerinin maliyet yüksekliğinden yakınan ifade ve ‘fiyat nasıl belirlenmeli’ sorularını şu cümlelerle yanıtlamak doğru olur; konutun satış fiyatını piyasa koşulları bir başka ifadeyle alıcının masaya koyduğu para belirler. Arz talep meselesidir bu. Siz konut üreticisi olarak ne gerekçe öne sürerseniz sürün alıcı adaylarının öngördüğü rakamlardan oluşan piyasa koşulları dairesinde satış yapabilirsiniz. Mümkün olduğunca ulaşılabilir rakamlarla yola çıkarsanız satışlarınızı hızla tamamlayıp yeni projelere yönelebileceğinizi unutmamalısınız. 2017 sonu itibarıyla ekonomik veriler 2 (iki) kişilik çekirdek ailelerde gelir düzeyinin 6.000 TL olduğunu gösteriyor. Bu durumda hane halkı gelirinin %30’u konut ödemesine ayırılabilir. Bir başka ifadeyle bu hanelerde konut finansmanı için ayrılan bedel 2.000 TL’yi aşamaz. İşte bu sosyo-ekonomik düzeyde bulunan bir bölgede inşaatınızın metrekare satış fiyatı 3.000 TL’yi aştığı zaman uzun süre bekleme ve satamama riskini göze alıyorsunuz demektir. Unutmayın ki devlet eliyle desteklenen dev EMLAK KONUT projeleri bile konut kredisi faizlerini ortadan kaldırarak sabit taksitlerle ev sahibi yapma yolunu tercih ediyor. Sonuçta da bu projelerde piyasa gerçeğinden hareket edildiği için büyük başarı yakalandığını ve stokların hızla eridiğini görüyoruz. Netice itibarıyla hem üretimde hem satışta hızlı ve başarılı olmanın yolu en makul olanı bulmak ve bunun için taşın altına elini koymaktan geçer.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir